Venezuela dersleri: “İç cepheyi tahkim”in ciddiyeti ve aciliyeti

04.01.2026 rusencakir.com

Bu yazıya oturduğumda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür kriz anlarında genellikle yaptığı gibi herhangi bir değerlendirme yapmamıştı. Zira, her ne kadar bir süredir araya mesafe koymaya çalışsa da Nicolas Maduro’nun dünyadaki az sayıda “dost”larından biriydi. Öte yandan Donald Trump ile benzer, belki de daha ileri bir dostluğa sahip olduğunun ısrarla altını çiziyordu.
Ama daha önemlisi pazartesi günü (yarın) Trump ile çok kritik bir görüşme yapacaktı. Masada Gazze’nin yeniden inşasına dahil olma, Ukrayna-Rusya arasında arabuluculuk ve tabii ki Suriye olacak.
Erdoğan’ın, Trump tarafından tam bir şova dönüştürülmüş olan  Maduro operasyonunu alkışlaması tabii ki beklenemez. Diğer yandan bu operasyona yönelteceği herhangi bir eleştirinin, yılbaşına Netanyahu ile girmiş olan Amerikan başkanını Gazze ve Suriye konusunda Ankara’nın istemediği kararlar almaya sevk etme ihtimali hiç yabana atılamaz. 

Mehmet Uçum’dan “haydut devlet” suçlaması
Öte yandan Erdoğan’ın hukuk başdanışmanı Mehmet Uçum “Maduro’ya Karşı İşlenen Suç!” başlıklı uzun değerlendirmesinde önce “Maduro olayı emperyalist saldırganlıkların haydut devlet yöntemleriyle de yapılabileceğini gösteren vahşi örneklerden biridir” dedi ve sonra devam etti: “Maduro olayı uluslarası hukukun, uluslarası kurumların ve BM’nin tamamen sıfırlandığını bir kez daha ortaya koyan bir suç eylemidir. Yani görünürdeki uluslarası sistemin emperyalist suçlarla tamamen tasfiye edildiği bir kez daha anlaşılmıştır.”
Başdanışman bunu Erdoğan’ın bilgisi ve onayıyla mı kaleme almıştır bilemeyiz. Fakat her ne kadar o uzun metinde bir kere bile ABD ve Donald Trump dememiş olsa da Amerikan yönetimi mesajı muhakkak almıştır. Cevap verip vermeyeceğini zamanla görürüz.

Bahçeli’den 15 Temmuz benzetmesi
İktidarın küçük ortağı MHP’nin lideri Devlet Bahçeli ABD ve Trump’ı alenen ve sert bir şekilde eleştirmekten çekinmedi. Bahçeli’nin CNN Türk’e yaptığı açıklamanın “ABD’nin bugün Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile devlet başkanı Nicholas Maduro’yu iktidardan hukuksuz ve haksızca uzaklaştırma girişimi bizim tarafımızdan bilinen ve tanıdık bir komplodur” diye başlayıp olayı 15 Temmuz 2016 darbe girişimine benzetmesi son derece manidar: “Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken, doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle, bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır. 15 Temmuz 2016’da Türk Milleti’nin iradesi ile netice alamayan ABD, bugün Venezuela’da benzer bir girişimde bulunmuştur.”

“İç cepheyi tahkim”
11 Eylül 2001 saldırısı küresel sistemi derinden sarsmış ve “dünya düzeni” yeniden şekillenmişti. O tarihte saldırıya uğrayan ABD bugün saldırgan rolünü büyük bir keyifle üstleniyor ve görüldüğü kadarıyla kimse kendisine karşı durmuyor ya da duramıyor.
Böyle başlayan 2026’nın dünyanın dört bir tarafında yeni çatışmalar, savaşlar, işgaller, haydutluklara ev sahipliği yapacağı muhakkak. Türkiye’nin bütün bu risklerden azade olacağını düşünmek saflık olur. Bu bağlamda yeni çözüm süreci için zikredilen “iç cepheyi tahkim” hedefinin ciddiyeti ve aciliyeti ortada. Fakat başta Erdoğan olmak üzere siyasi iktidarın kutuplaştırmayı tırmandırmadan vazgeçmemesi, 19 Mart sürecinin devam etmesi bu hedefe ulaşmayı zorlaştırmaktan öteye imkansız kılıyor.
Erdoğan Trump’ın dostluğuna güvenmek yerine ülkenin tamamının rızasını hedeflemesi gerekiyor ama galiba bu tren çoktan kaçtı.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
11.01.2026 Halep’te yaşananlar Türkiye’deki çözüm süreci hakkında bize neler öğretti?
10.01.2026 Suriye’de kim terörist, kim değil?
09.01.2026 Halep’teki çatışmalar Türkiye’yi neden çok yakından ilgilendiriyor?
08.01.2026 Muhalif bir milletvekili niçin AKP’ye transfer olur?
07.01.2026 “İç cepheyi tahkim” edelim de kiminle, nasıl yapacağız?
06.01.2026 Maduro’ya üzülmeli miyiz?
05.01.2026 Venezuela'dan sonra sıra nerede? | Ahmet İnsel değerlendiriyor
05.01.2026 Boğaziçi direnmeye devam ediyor hâlâ!
04.01.2026 Venezuela dersleri: “İç cepheyi tahkim”in ciddiyeti ve aciliyeti
04.01.2026 Erdoğan’ın uçağına hangi gazeteciler binebilir?
11.01.2026 Halep’te yaşananlar Türkiye’deki çözüm süreci hakkında bize neler öğretti?
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı